18 Nisan 2016 Pazartesi 22:46
Tez nasıl yazılır?
ASLIHAN TINAZ / GECE EDİTÖRÜ

Özellikle tez yazarken, dönem sonu ödevleri hazırlarken veya bir konuyla ilgili sunum çalışması yaparken çok fazla kaynağa ihtiyaç duyarız. Öte yandan bir tez çalışmasında onlarca kitap kaynağına başvurup dipnot veririz. Bir tez çalışmasına başlamanın en kolay yöntemi şudur: bu çalışmada neleri hedefliyorum. Daha önce bununla ilgili yapılmış bir çalışma varsa eğer ben diğer çalışmalardan farklı olarak ortaya ne koyacağım sorusunu kendimize sormaktır. Tabii tez yazarken en çok zorlanılan şey işin teknik kısmındadır. Dipnot nasıl verilir, bir kaynaktan nasıl alıntı yapılır, Başlık, içerik ve alt başlıkların kaç punto olması gerektiği aslında öğrencilerin en çok zorlandığı konulardandır.



Örnek bir tez çalışmasını paylaşırsak daha iyi anlaşılabileceğini düşünüyoruz.



T.C
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ
İLETİŞİM FAKÜLTESİ
GAZETECİLİK BÖLÜMÜ
 
 İSİM SOYİSİM
 
KIZIL HACKERLER:REDHACK
 
TEZ YÖNETİCİSİ
PROF. DR. İSİM SOYİSİM
 
ERZURUM 2014
 
İÇİNDEKİLER
      Giriş……………………………………………………………………5
 
  1. Dünyada ve Türkiye’de Hacker Etiği………………….6
    1.  Hacker Etiği Güdüsünün Çıkış Noktası…………………………….6
    2.  Hacker Türleri……………………………………………………….7
1.2.1. Hacktivistler………………………………………………….7
1.2.2. Cracker (Yazılım Korsanları)…………………………….......7
1.2.3. Phreaker………………………………………………………7
1.2.4. Script Kiddies………………………………………………...8
1.2.5. Lamer…………………………………………………………8
  1.  ANONYMOUS Önderliğindeki Hacktivizm……………………….8
  2. Türkiye’deki Hacker Âlemi………………………………………….9
 
  1. Tüm Boyutlarıyla Redhack…………………………………11
    1. Redhack Nedir, Ne İster?.....................................................................12
    2.  Redhack’ in Siber Saldırıları………………………………………...13
2.2.1. 2007 Yılı Emniyet Eylemi……………………………………..13
             2.2.2. Valiliklere Düzenlenen Sivas Katliamını Anma Eylemi………14
             2.2.3. Adnan Oktar’ın Sitelerine Saldırı……………………………...14
             2.2.4. Ankara Emniyet Müdürlüğü Saldırısı………………………….14
             2.2.5. İçişleri Bakanlığı Saldırısı……………………………………..15
             2.2.6. Süt Firmaları Saldırısı………………………………………….15
             2.2.7. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Saldırısı………………….15
             2.2.8. Kamu İhaleleri Kurumu Saldırısı………………………………16
2.2.9 Maliye Bakanlığı Saldırısı……………………………………...16
2.2.10 Pedofili Suçlularının Hesaplarını Kapattırma Eylemi………...16
2.2.11 Melih Gökçek Eylemi……………………………………...…17
2.2.12 Askeri Yazışmaların Yayınlanması Eylemi……………..……17
2.2.13 Egemen Bağış Eylemi……………………………………...…17
2.2.14 Kamu İşletmeleri Birliği Saldırısı………………………...…..17
  1.  Redhack Davası……………………………………………………..18
  2.  Redhack Sözcüsü Olayı……………………………………………..20
 
SONUÇ………………………………………………………………………..22
 
KAYNAKÇA…………………………………………………………………24
 
ÖNSÖZ
Kızıl Hackerleri anlamak ve istedikleri dünya düzenini sunmak bu çalışmanın temel amacıdır. Siber saldırıların bilişim suçu olarak kabul edildiği bir ortamda Ayyıldız Tim gibi hacker gruplarına devlet eliyle ödül verilirken neden başka bir hacker grubu terörist olarak yargılanmak isteniyor? Nasıl oluyor da hukuk sisteminin terörist olarak yargılamaya çalıştığı bu grup yoğun bir halk kitlesinin desteğini alıyor? 21. Yüzyılın en önemli argümanı olan bilginin, devletin bile tekelinde olamayacağını savunan kızıl hackerler (REDHACK) devletin gizli belgelerini yayınlarken devlet nasıl oluyor da buna karşı koyamıyor? Marksist, Leninist, devrimci bir anlayışta olan REDHACK Gezi Parkı protestolarında kendisine tamamen zıt siyasi görüştekilerin hatta apolitiklerin bile desteğini nasıl sağladı? İnsanlar neden devletin kurumlarına değil de modern çağın Robin Hood’ları olarak adlandırdıkları REDHACK’e inandı? Bütün bu soruların cevaplarının arandığı bu tez REDHACK’i daha yakından tanıtmayı amaç edinmiştir.
 
GİRİŞ
20. Yüzyıl’ın sonlarında yaygınlaşmaya başlayan bilgisayar ve internet kullanımı ülkelerin genel refah seviyelerinin yükselmesi ve insanların teknolojiye ulaşabilme imkânının artmasıyla birlikte modern çağın vazgeçilmezi haline geldi. Hiçbir sistemin, kurumun veya kuruluşun kayıtsız kalamadığı bu gelişme herkesin olduğu gibi aktivist grupların da dikkatini çekmeyi başardı. Kırma marifetlerini şahsi çıkarları doğrultusunda kullanmayı reddedenler “hacker etiği” algısını yarattı. Aktivist gruplarında içinde bulunduğu bu etik hackerler hacktivizm kavramını da beraberinde getirmiş oldu. Aktivist gruplar yanlışları söylemeye yine devam etti tabi ki; tek bir farkla artık ibre onlardan yana dönmüştü. Birileri devlete sanal savaş açarken devletin hiçbir savunma sistemi buna karşı duramıyordu, devletin dokunulmazlığına ne oluyordu, bu devasa güç 3-5 kişiyle mi baş edemiyordu, birileri için bu durum inanılacak gibi değildi…
 Hal böyle olunca bilgi, saklanması gereken bir güç kaynağı haline dönüştü. Devletler, sistemler, bireyler bilgiyi kendi tekelinde tutmak için birbirleriyle yarıştı. Her güvenlik sistemi bir şekilde aşıldı bilgi ve belgeler hacktivistlerin eline geçti, halkla paylaşıldı. Peki, insanlar neden devlete değil de yüzlerini bile görmedikleri bu insanlara inandı; sorunun cevabı oldukça basit "halk için hack" diyerek yola çıktılar. Hacktivizm hareketinin Türkiye'deki en büyük temsilcisi olan Kızıl Hackerler yaptıkları eylemlerle sosyal medyanın en çok konuşulanları arasına girdi. REDHACK'in en fazla ses getiren eylemi Reyhanlı patlamasına ilişkin bilgilerin yer aldığı jandarmanın gizli belgelerinin ifşa edilmesi oldu. Gezi Parkı protestolarıyla birlikte REDHACK üyeleri modern çağın Robin Hood’ları olarak adlandırılmaya başlandı. Hiç kimse Marksist, Leninist olmalarına aldırmadı çünkü onların tek bir isteği vardı "farklılıkları değil aynılıkları baz almak".
Konuyla alakalı bilgi edinmek isteyenler için sağlam bir kaynağın olmaması beni bu tezi yazmaya iten başlıca nedendir. Birinci bölümde hackerlik etiğinden, bu kavramın doğuşundan ve gelişmesinden bahsedilirken dünyaya onların gözlerinden bakabilme imkânı sağlanmaya çalışılacaktır. İkinci bölümle birlikte REDHACK’ in kim olduğu ve ne olduğu ile ilgili saptanan bütün bilgiler aktarılacak ve grup derinlemesine analiz edilmiş olacak.
  1. DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE HACKERLİK ETİĞİ
       Bu derecede başarılar elde edebilen ve bu denli güçlü bir orduya sahip olan hacktivistler 21. yy’ın yani modern çağın savaşı olan siber savaşı başlatmış oldular. Bu siber savaşın Türkiye’deki en büyük temsilcisi devrimci kimliğiyle tanınan Redhack’tir. İktidarın ve yeşil sermayenin birçok faaliyetlerini gözler önüne seren Kızıl Hacker’ler hiçbir erkin yanında yer almıyor. İşte bu yüzden iktidar yanlısı olan hacker gruplarına devlet eliyle ödül verilirken Redhack üyeleri silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan yargılanıyor. 
1.1 Hacker Etiği Güdüsünün Ortaya Çıkış Noktası
       “Hacker hareketi, başlangıçta 1960’lı yıllarda Amerika’daki MIT çatısı altında görevli bir grup bilim adamı ve asistanın, o dönemin dev makineleri olarak pek de elverişli olmayan ve çoğu ısı kontrol odalarındaki cam bölümlerde tutulan bilgisayarları kullanma merakının güdülediği masum bir fikirden doğmuştur.” P. Himanen’e göre tanrı bile 6 gün çalışıp 7. gün dinlenirken birilerinin tembelliği özgürleştirmesi gayet normaldi. Protestan ahlakından kaynaklanan çalışmamerkezciliğe karşı hareket olarak çalışmak zorunda değilim algısı bu fikre sahip olan “tembellik savunucuları” tarafından yaratılmıştır. Merak ve eğlence merkezli olarak ateşlenen hacker düşüncesi gelişen teknoloji ve değişen sosyal yaşamla birlikte onları farklı amaçlara hizmet etmeye mecbur etmiştir. Egemenlerin yalakası olmak yerine ezilenlerin savunucusu olmayı amaç edinen bu kişiler etik hacker ideolojisini yaratmışlardır. 
1.2 Hacker Türleri
             Hackerler siyasi görüşleri, gerçekleştirdikleri eylemler ve kendilerini konumlandırdıkları yer bakımından belirli gruplara ayrılmışlardır.
1.2.1 Hacktivistler
             Eylemlerinde kişisel bir amaç gütmeyen, siyasi temelli saldırılar yapan kişilerdir. Zulme uğramış halkın siber alandaki savunucuları konumundadırlar. Gerçekleştirdikleri saldırılar sonucunda çökerttikleri siteye saldırıya neden olan mesajı bırakırlar. Bu şekilde amaçlarına ulaşmış olan hacktivistler tehditkar bir üslup kullanırlar. Siber aktivist olarak da anılan bu kırıcılar kendilerini “dünya proletaryasının, ezilen halkların teknolojik alandaki saldırı, savunma ve araştırma geliştirme gücü olarak” tanımlarlar.
1.2.2 Cracker (Yazılım Korsanları)
          Crackerler oyunların ve programların ayarlarında değişiklikler yaparak onları ücretsiz hale getiren kişilerdir. Programların yapısını çözen bu kişiler yazılım korsanları olarak da anılırlar. Program sahiplerini zarara uğratmaları telif hakları gereği onları suçlu duruma düşürse de üreticilerin aksine program kullanıcıları durumdan oldukça memnundurlar. Yazılım korsanlarının amacı yazılımları yok etmek değil içerisine girip yapılarını bozarak onları kamuya açmaktır.
1.2.3 Phreaker
          Telefon sistemleri üzerinde çalışarak telefon görüşmelerini dinleyebilen kırıcılardır. Kırdıkları telefon sistemleri sayesinde amaçlarına uygun olan görüşmeleri kayıt altına alabilirler. Güvenlik önlemlerinin artmasıyla birlikte sistemlerin kırılması zorlaşmıştır. Kötü amaçlı kullanıldığı takdirde devletlerin gizliliği diye bir şey kalmayacaktır. Konuşmaların içeriği itibariyle  hükümetleri, kurumları, kuruluşları yıkabilecek kadar güçlü sonuçlar doğurabilir.
 
1.2.4 Script Kiddies
          Lamerlere yakın olan bu kırıcılar herhangi bir sosyal amaç gütmezler, daha çok kişisel zarar verebilen ve basit derecede hack faaliyeti gerçekleştirebilen kişilerdir. Toplum için tehdit oluşturmazlar ancak belirli bir bireye ait sosyal medya hesaplarını ele geçirerek onları deşifre ederler. Ele geçirdikleri hesapların sahipleri eylemlerinin büyüklüğünü niteler.
1.2.5 Lamerler
             Hacker faaliyetlerine yeni başlamış yada başlamak üzere olan pek fazla bilgisi olmayan ancak kendilerini etrafa profesyonel hacker olarak tanıtan kişilerdir. Bu aşamadaki bir kişinin kırma işlemi gerçekleştirmesi mucizeye bağlıdır. Hack konusundaki marifetleri oldukça az olan bu kişiler “çakma hacker” yada “zararsız hacker” olarak anılırlar.
 1.3 Anonymous Önderliğindeki Hacktivizm
                   Hacktivizm kavram olarak yeni olsa da aktivistlerin siber eylemleri 90'lı yılların sonlarına kadar dayanmaktadır. Nitekim “RED” belgeselinde REDHACK üyeleri halen faal olan dünyanın en eski hacktivist grubu olduklarını ve eylemlerini 1997' den beri gerçekleştirdiklerini dile getirmiştir. Bununla birlikte dünya üzerinde yaşanan birçok hadise Hacktivizm' in kavramsallaşmasına önayak olmuştur.
-
Her ne kadar bu ve bunun gibi siber eylemler gerçekleştirilse de Hacktivizm kavramının ANONYMOUS’ la birlikte vücut edindiğini söylemek doğru bir varsayım olur. 2006 yılından beri siber saldırı düzenleyen ANONYMOUS son derece dağınık ve geniş ama aynı zamanda koordineli bir kitleye sahiptir. Halkın karşısında yer alan faaliyetleri düzenleyen her erk ANONYMOUS ' un açık hedefidir. Grup dünyadaki bütün hacktivist gruplarla bilgi ve belge alışverişi yaparken aynı zamanda onların eylemlerini duyurma ve yayma görevi de üstlenmiştir. Bunun en yakın örneği REDHACK'le birlikte gerçekleştirdikleri #OpTurkey eylemlerinde "145 Türk sitesini çökertmeleridir."
Grup saldırı öncesi Youtube'da sözde resmi hesabından şu açıklamaları paylaştı: "
Açıklamada da belirtildiği gibi grup hiçbir politik olaya bağımsız kalmayan ve daima ezilenlerin yanında olmayı amaç edinen bir düşünce ile hareket ederek eylemlerini bu doğrultuda gerçekleştirmektedir.


    1.4. Türkiye’deki Hacker Âlemi
         Hack grupları kendilerine belirli bir strateji oluşturarak bir araya gelmiş aynı amaca hizmet eden “kırıcılardan” oluşur. Amaçları göz önüne alındığında Türkiye’deki hackerleri 2 ana gruba ayırmak mümkündür. Hükümete yakın olan, İslami değerleri ve Türkçülüğü ön plana alan ilk grubun içerisine Ayyıldız Tim, Siber Savaşçılar (CYBER WARİOR) ve “TURK HACK TEAM dâhil edilebilir. İkinci grup ise Marksist, Leninist bir anlayışta hareket eden devrimci ideolojiyi benimsemiş olan REDHACK (KIZIL HACK) ve DLMK HACK (DEMOKRATİK LİSE İÇİN MÜCADELE KOMİTELERİ)’ in içerisinde yer aldığı gruptur.
         Grupları faaliyetleri bakımından incelemeden önce hepsinin ortak özelliklerine değinmek gerekir. Her grup içerisinde çok iyi derecede yabancı dil bilen iyi eğitim görmüş bilişim teknolojilerini maksimum seviyede kullanabilen kişiler bulunmaktadır. Öyle ki gerek dünya üzerindeki diğer gruplarla iletişimde gerekse saldırıda bulundukları ülkelerin temsilcileriyle iletişimde zorlanmamaktadırlar. Her grubun kendine ait hitabet kabiliyeti yüksek sözcü ya da sözcüleri bulunmaktadır. Canlı yayın faaliyetleri bu sözcüler tarafından gerçekleştirilmekte ve açıklamaları grup adına yapılmış sayılmaktadır. Grupların hepsi sosyal paylaşım sitelerini aktif olarak kullanır ve icraatlarını buradan duyururlar. Bütün grupların ortak savaş açtığı tek alan ise çocuk pornosu yayını yapan sitelerdir.
 AYYILDIZ TİM: Kendilerini “sanal âlemin bordo berelileri” olarak adlandıran bu grup “misyonu gereği siyasi görüşü her ne olursa olsun hiçbir Türk sitesine siber saldırı düzenlememektedir." Ayyıldız Tim Türkiye aleyhtarı yayın yapan ülkelere ait resmi web sitelerine saldırılar düzenlemektedirler. Grubun en büyük başarısı Mısır askeri sitelerine düzenledikleri saldırıdır.
CYBER WARIOR (SİBER SAVAŞÇILAR): Dini değerleriyle daha çok ön planda olan bu grup inançlara yönelik  hakaretler eden ülkelere ve kişilere ait sitelere saldırıyor. Öyle ki grup Danimarka’da yaşanan ve İslam dünyası ile krize neden olan karikatür olayının ardından “çoğunluğu Danimarka ve Fransa’ ya ait 2587 siteyi çökertmiştir." 
REDHACK (KIZIL HACK):  “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı REDHACK’ tir” diyerek yola çıkan kızıl korsanlar Marksist ve Leninist ideolojiye sahiptir. Misyonu gereği siyasi ya da ekonomik erk tarafından haksızlığa uğramış, hakkını savunmasına izin verilmeyen herkes için hareket ederler.  Türkiye’de sosyal medya üzerinde en çok takipçisi bulunan hacker grubudur. “Vendetta” maskesi akımının Türkiye’ de ki mimarlarından bir tanesidirler. REDHACK için dil, din, ırk, inanç ayrımı yoktur hakkı gasp edilen kim olursa olsun onun yanında olmayı kendilerine görev edinmişlerdir. Onlara göre REDHACK’ i REDHACK yapan afili sözleri değil gerçekleştirdikleri eylemlerdir.
DLMK HACK (DEMOKRATİK LİSE İÇİN MÜCADELE KOMİTELERİ): Devrimci liselilerin oluşturduğu gruptur. Sistemin aksaklıklarına karşı gençlerin de kayıtsız kalmadığını göstermek için eylemler yaparlar. DEV-LİS ve DEV-GENÇ isimli kuruluşlarla aynı mantaliteye sahiptirler. Yeşil sermayenin dershaneler üzerinde imparatorluk kurmasına karşı çıkarak Fethullah Gülen’e ait Herkul.org’ u bir süreliğine kullanım dışı bırakmışlardır. Ses getiren bu eylemde sitenin giriş sayfasına ise “Halkın yıllarca emek harcayıp yetiştirdiği ağaçları yok eden, iş yaşamında bizleri asgari ücrete mahkum eden, sağlık sisteminde parası olanın sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayan, eğitimde sadece parası olanın okuyabileceğini söyleyen zihniyete dur diyoruz” notunu düştüler.
 
2.2. REDHACK’ in Siber Saldırıları
          Madem sonsuza dek yaşamayacağız o vakit istediğimiz gibi yaşayacağız parolası ile yola çıkan Redhack’in hiçbir saldırısı öylesine gerçekleştirilmiş imajı taşımıyor. Dünyanın aktif olan en eski hacktivist gruplarından olan kızıl korsanlar kuruldukları 1997 yılından bu yana gerçekleştirdikleri her saldırıda amaçlarını belirtmişlerdir. Eylemlerini meşru olarak nitelendiren üyelere göre Redhack’i Redhack yapan afili sözleri değil gerçekleştirdikleri saldırılardır.
 
2.2.1 2007 Yılı Emniyet Eylemi
       12 Eylül 1980 darbesinin 27. Yılına girilmesi sebebiyle 2007 yılında kuruluşunun 162. yıldönümünü kutlayan İstanbul Emniyeti’ne ait 2005 yılı trafik cezası borçlarını sildiler. Devrimci, demokrat, yurtsever kamuoyuna ve tüm ezilen halklara başlıklı açıklamada şu mesajı verdiler: “ İlk olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ve ona bağlı Trafik Şube Müdürlüğü’ ne giren Redhack militanları dokümanları silerek iz bırakmadan ayrılmıştır. Bu eylemdeki amaç sitemin kağıttan kaplan olduğunu, taktiksel olarak ne derece güçlü ama stratejik olarak ne derece güçsüz ve yenilmeye mahkum olduğunu kanıtlamak, devletin ve kolluk güçlerinin 12 Eylül faşizminde bizi, devrimcileri, sosyalistleri halen bitirmediklerini öğretmekti. Sistemin rüşvetçi ve ahlaksız cezacılarına kestiğimiz ceza buydu.”
 
2.2.2 Valiliklere Düzenlenen Sivas Katliamını Anma Eylemi
 
         Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında çoğu Alevi olan 33 yazar ve ozanın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan kamuoyunda Madımak Katliamı veya Sivas Katliamı olarak bilinen olayı protesto etmek için “Türkiye’deki valiliklerin hepsine Sivas Katliamı ile ilgili yazılar yazdılar.”
 
 
2.2.4 Ankara Emniyet Müdürlüğü Saldırısı
 
       27 Şubat 2012’de post modern darbenin yıldönümüne dikkat çekmek için Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün ihbar hattı ve iç yazışmaları internet mecrasında yayınlandı. Bu eylemin en büyük getirisi muhbir vatandaş fiyaskosunu ortaya çıkarmasıdır. Mahallelerde yer alan muhbir vatandaşlar bu ihbar hatlarını kullanarak “o fuhuş yapıyor, bu terörist, bu hırsız, diğeri kaçakçı” vb. ifadelerle kişileri ihbar ederek istediği kişinin göz altına alınmasını sağlıyor. Güvenlik güçleri sadece bu ihbar hatlarını dayanak göstererek “hakkınızda ihbar var” sloganı ile kişilere operasyonlar düzenliyor.
 
2.2.6 Süt Firmaları Saldırısı
         Milli Eğitim Bakanlığı’nın başlattığı “okul sütü-akıl küpü” projesinin ilk gününde yüzlerce öğrencinin süt zehirlenmesi ile hastanelere kaldırılmasını protesto etmek için süt firmalarına saldırılar düzenlediler. Kendi deyimleriyle “sütü bozuk insanların iktidar olduğu bir ülkede sütlerin bozuk olması gayet normal.” Saldırı sonucu erişime engellenen sitelere şu not düşüldü: Duyduk ki bozuk süt ihalesini alan sizmişsiniz. Uğrayalım da bu sütü bozuklar kimmiş bir görelim dedik. Yanlış anlamayın sadece suçlu siz değilsiniz. Badem bıyığına ve hacı yağı kokusuna bakarak ihaleleri peşkeş çektirenlerdedir asıl suç. 
2.2.7 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Saldırısı
         Kamuoyunda “Cumartesi Anneleri” olarak bilinen gözaltında kaybolan ve faili meçhul cinayetlere kurban giden yakınlarını anmak için her cumartesi günü Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi yapan annelere destek vermek için 14 Mayıs 2012 Anneler Günü’nde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın sitesini hacklediler. Redhack  bu eylemi “ anneleri ağlatan kirli savaş politikalarına ve ananı da al git saygısızlığına son” demek için gerçekleştirdiklerini belirtti.
2.2.8 Kamu İhale Kurumu Saldırısı
         Kamuya ait ihalelerin duyurulduğu sayfayı hack ederek iktidar partisi AKP’yi 1 TL’ye satışa sundular. İhalelerin yandaşlara peşkeş çekildiğini düşünen grup bu olaya dikkat çekmek için gerçekleştirdiği saldırıda “Amerika tarafından Büyük Ortadoğu Projesi’ni gerçekleştirmek için getirilen AKP’nin son kullanım tarihi  dolduğundan satmak istiyoruz sudan ucuz kaçırmayın ” ifadeleri yer aldı.
2.2.9 Maliye Bakanlığı Saldırısı
        2013 Asgari Ücret Komisyonunun belirlediği % 3 lük zammı komik bulan Redhack bu duruma dikkat çekmek için Maliye Bakanlığı’nın sitesini hackledi ve bir çok memura sembolik zam yaptı. Grup sözde resmi Twitter hesabında “bu ay maaşı fazla yatan memurlar şaşırmasın çocuklarınıza bizden birer çikolata hediye edin memura komik zam yapanlara ve Redhack davasına müdahil olmak isteyen Maliye Bakanlığı’na cevabımızdır” notunu paylaştı.
2.2.10 Pedofili Suçlularının Hesaplarını Kapattırma Eylemi
            Redhack’ten nefret edenlerin bile destekledikleri tek eylem olma özelliğini taşır. Sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinde faaliyet gösteren çocuk pornosu ve pedofili suçlularının hesaplarını tespit ederek site yetkililerine bildirmesiyle hesapların kapatılması sağlanmıştır. Çocuklara yönelik cinsel istismar görüntülerinin yer aldığı hesapların kullanım fdışı kalmasının ardından “Twitter’da çocuk pornosuna müsamaha gösterilmez. Bu tip görüntüler hakkında haberdar edildiğimiz anda bunlar hemen kaldırılır” mesajı verildi.
 
2.2.11 Melih Gökçek Eylemi
       Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’ e yönelik gerçekleştirdikleri siber saldırıda Gökçek’in ricacı konumda olduğu 6 belge yayınlandı. Kendisine Twitter’dan eleştiri yapanların numaralarını yayınlayan Melih Gökçek’i protesto etmek için gerçekleştirdikleri saldırıda “Melih Gökçek ve korumalarına ait cep telefonu numaraları yayınlandı”. Saldırıdan sonra sert demeçler kullanan Melih Gökçek “Cuma gününe kadar yakalatmazsam şerefsizim” ifadelerini kullandı. Açıklamalarının ardından onlarca Cuma günün geçmesine rağmen hiçbir Redhack üyesi yakalanamamıştır Redhack üyesi olarak gözaltına alınan kişilerin de hepsi suçsuzluğu tespit edilerek serbest bırakılmıştır.
2.2.12 Askeri Yazışmaların Yayınlanması
            Hatay’ın Reyhanlı ilçesine ait bölgede yaşanan patlamaya ilişkin bilgilerin yer aldığı gizlidir ibaresi olan askeri yazışmaları yayınladılar. Yayınlanan belgelerin ardından olay esnasında görevli olan Er Utku Kali devletin gizli belgelerini sızdırmak suçundan açılan davada uzun süre tutuklu kalmış suçsuzluğunun tespiti ardından ise serbest bırakılmıştır. Açıklanan belgelerde Suriye’ deki etkili silahlı muhalif gruplardan EL-Nusra’nın üç araca Türkiye’ye yönelik bir eylemde kullanılmak üzere bomba yerleştirildiği” ifadesi yer aldı.

2.2.14. Kamu İşletmeleri Birliği Saldırısı
       Gezi Parkı eylemlerinde hayatını kaybeden direnişçiler için kurban ifadesinin yer almasına sinirlenen hackerler “Kamu İşletmeleri birliğinin siteni ele geçirerek sitenin ana sayfasında Kurban Bayramı mesajı yayınladılar." Mesajda Redhack üyeleri “İnsanlıklarını kurban edenler umudunuzu kırmasın. En son umut ölür ve bunu en iyi faşizm bilir öyleyse inadına yaşayacağız, yaşatacağız” dediler.


2.3. Redhack Davası           
         Redhack üyeleri hakkında çok az şey bilinmesinden dolayı insanlar sesin benzerliğinden, MIRC adı verilen sohbet sitesinde sohbet etmelerinden hatta bir Çin restoranına sahip olmalarından dolayı göz altına alınabiliyor. Siber polisin milliyetçi hackerler ile birlikte yürüttüğü Redhack’i yakalama çalışmalar bile sonuçsuz kalıyor ve üyeler hakkında hiçbir yer tespiti yapılamıyor. 21 Mart 2012 tarihinde Özel Yetkili Ankara Başsavcılığı’nın başlattığı operasyonla 17 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişilerin yakınlarının tabiriyle güvenlik güçlerinin evlerine gerçekleştirdiği operasyon Amerika tarafından Irak’a gerçekleştirilmemiştir.
           Dava sürecinde gözaltına alınan kişiler eleme usulü ile belirlenmiştir. Sohbet sitesinde yapılan konuşmada Redhack üyesi olduğunu iddia eden kişi Fransa’da yaşadığını Türkiye’ye gelip iş kuracağını, dedesini kaybettiğini ve askerlik sorunu olduğunu dile getirmiştir. Bu bilgiler ışığında hareket eden siber polis kriterlere uygun 20 civarında kişi tespit etmiş ve aralarında iyi derece bilgisayar kullanabilenleri gözaltına almıştır. Göz altına alınanların simgesi haline gelen Taylan Kulaçoğlu henüz suçluluğu ispat edilmemişken 
         Redhack üyeleri için hazırlanan silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçu iddianamesi başsavcı tarafından kabul edilmiştir. Yakalanan kişiler suçluluğunun ispatı halinde bu suçun gerektirdiği 8.5 ile 24 yıl arasında değişen cezalara maruz bırakılacaktır. Klavyeleri bir silahtan daha tehlikeli olabilir elbette ama belkide hayatı boyunca eline silah almamış kişiler artık silahlı bir terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan yargılanacaklardır.
         Tiyatro ve sinema sanatçısı Barış Atay en absürt sebeple göz altına alınan kişi oldu. Redhack sözcüsü olarak bilinen kişinin katıldığı canlı yayınlar göz önüne alınarak “Barış Atay’ın sesine çok benziyor o halde Barış Atay Redhack üyesi olabilir” denilerek sanatçı gözaltına alınmıştır. Havaalanı polisleri tarafından göz altına alınırken neden göz altına alındığını soran Atay, Redhack üyesi şüphesiyle cevabını alınca “dalga geçmeyin memur bey şakanın sırası değil” demiştir. Kısa süren gözaltı süresi boyunca birçok kişinin desteğini alan Atay, düğün CD’lerine kadar her şeyinin incelendiğini söylemiştir. Önce sanık bulup sonra sanığa uygun delil yaratma anlayışı içerisinde yürütülen yargılama sonuçsuz kalmış ve nihayetinde Barış Atay’da gözaltına alınan diğer kişiler gibi serbest bırakılmıştır. Atay’ a göre Twitter’i elindeki akıllı telefondan kullanamayan bir siber polisin şifreleri, kodları çözebileceğine ve insanları bunun üzerinden yakalayabileceğine kanaat getirmek absürd bir durum.
Redhack davasının emniyete yeni bir birim kazandırmış ve siber polis teşkilatı Redhack sayesinde kurulmuştur. Siber polis görev alanını çocuk pornografisi, kişisel verilerin kaydedilmesi, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme olarak belirtmiştir. Bütün ülkeler bu alana bütçelerinin büyük çoğunluğunu ayırırken önceki görevi cinayet masası, hırsızlık masası olan kişilerin siber polis birimine geçirilmesi işte bu tür absürd durumlara neden olmaktadır. Arama faaliyetleri sırasında kaydı tutulan nesnelerin bile şahitlere bu nedir diye sorulması durumun vahim olduğunu anlatmaya yeterlidir.
Nitekim birbaşka olayda gözaltına alınan İnci Sözlük kurucusu Serkan İnci hakim karşısına çıkarıldığında suçlaramaları reddetmiş ve benim websitem var orada üyeler yorumları yazan kişilerdir demiştir. Savcı’nın ‘senin nerede websiten var?’ sorusu karşısında şaşkın kalan Serkan İnci benim bu seviyedeki bir insana kendimi savunmam mümkün değil demiştir. Siber polisin yeterli derecede donanıma sahip olmaması kabuledilemez bir gerçektir. İşe yarar bir teşkilat oluşturulması için tabular yıkılmalı ve bu işin uzmanları olan hackerlerden ders alınması gerekmektedir.

2.4 Redhack Sözcüsü Olayı
İmc Tv, Halk Tv, Ulusak Kanal, Nor Radyo gibi medya kuruluşlarında siyasetçilere taş çıkartacak olan hitabetiyle konuşma yapan “sıvacı” mahlaslı Redhack sözcüsü kendi tabiriyle “ergen tutumuyla başlatılmış bir tartışmaya” dahil edilmiştir. Sözcünün açıklamaları hakkında aynı anda birçok tv kanalında konuşma yapmasından dolayı ‘alternatif ulusa sesleniş konuşması’ benzetmeleri yapılmıştır. İdam mahkumlarının bile son istekleri sorulur diyen Redhack sözcüsü hiçbir açıklama yapılmasına izin verilmeden gruptan çıkarılmış ve hakkında karalama kampanyası başlatılmıştır. Bütün gazetelerde ayrılık öncesi kendisine ait olan Twitter hesabından paylaşılan “itiraf” içerikli cümleler yeralmıştır. Her konuşmasında devrimci mücadelenin önemine vurgu yapn birinin cemaat ve polisle işbirliği içerisinde olduğunu itiraf etmesi bütün destekçilerinde şok etkisi yarattı. İtirafın ertesi günü Sözcü Gazetesi Redhack sözcüsünden inanılmaz itiraf,  Radikal Gazetesi “Sözcü polis muhbiriyim dedi”, Habertürk Gazetesi ise Redhack sözcüsü itiraf etti: Polis muhbiriyim” başlıklarıyla olayı kamuoyuna duyurdu. Atılan başlıklarla ve yapılan açıklamalarla sıvacıyı itibarsızlaştırma çabaları sonuç bulmuş oldu.
Her ne olursa olsun bu derecede devrime hizmet eden bir kişinin bu açıklamaları yapması mantığa aykırıydı.
Bu açıklamaların ardından olayları yakından takip edenler için sözcünün masumiyeti günyüzüne çıkmış oldu. Yakından takip edenler için diyorum çünkü medyanın büyük çoğunluğu ne bu açıklamalara ne de sözcü tarafından yapılan açıklamalara yer vermedi. Sözcü kamuoyunun hafızasında polis muhbiri ve cemaat işbirlikçisi olarak yer etti. Türkiye medyası herzamanki gibi masumiyet karinesini yerlebir etti ve çamur at izi kalsın anlayışı suçsuz bir kişiyi daha yaftaladı.
Herkes olayın karşıt görüşlü hackerlerin işi olduğunu düşünürken olayın aslında grup içi bir tartışmadan doğduğu sözcünün şu açıklamalarıyla anlaşılmış oldu: “Leyhte aleyhte söylenen cümleler değil ama içine düşülen durum utanç verici. Açıklama yaptılar ve bana yamamaya çalıştılar bu açıklamayı. ne diyordu bu açıklamada.. giriş cümlesi şöyleydi ; ‘çok kötü şeyler yaptım’ yani çok kötü şeyler yaptım, yazar burada infaz öncesi mahkumlara zorla okutulan metinlerin cümlelerini kullanmayı tercih etmiş niyeyse.. ‘çok kötü şeyler yaptım idamı hakettim’ gibi.. ‘’cemaate hizmet etmişim, polisle işbirliği yapmışım, insanlardan para sızdırmışım, elime bir metin veriyorlarmış tutuşturuyorlarmış onu ezber ettiriyorlarmış yoksa 2 cümleyi 1 araya getiremezmişim’’ gibi gibi gibi devam edip gidiyor. İnsanlar çıkıp da ‘ya siz ne diyorsunuz, bu adam türkiye televizyon tarihinde aralıksız en uzun canlı yayını yapan, devrimciler için dili döndüğünce kendi bilgisi yettiğince bildiklerini anlatan adam. ya bu adam çıktı 6 saat konuştu, dünya siyaseti de konuştu, gündem değerlendirmelerinde de bulundu, yakın dönem türk siyasi tarihinden örnekler kullanarak yorum da yaptı. yani kullanılan dil, kelime seçimi ve imla kesinlikle ona ait değil sizin yazdıklarınız buradayazılan şeyler, sığ şeyler ve hadsiz şeyler’ deyip bunun bir karalama gayreti olduğunu söyleyince ana hesaptan alelacele bir ‘hesap hacklenmiştir, bizi ilgilendirmez’ açıklaması yapma gereği duydular. çünkü çok sırıttı. yani o sakil cümleler bu adamın olamaz dediler. bu adamın kendine has bir yazım tarzı var, o tarza uygun değil bu yazılanlar onunla örtüşmüyor dediler, oradan gelen itirazlar doğrultusunda ‘hesap hacklenmiştir, bizi ilgilendirmez’ açıklaması geldi redhack’den.”
Tartışma nereden çıkmış olursa olsun, kimler üretmiş olursa olsun, neye hizmet ediyorsa etsin Redhack’in itibar belki de güven kaybına uğradığı açık bir gerçek. Grup içinde halledilmesi gereken bir mesele olmaktan çıkarak gözlerönünde yaşanan bir tartışmaya dönüşmesi grubun ihtişamına gölge düşürdü.
 
SONUÇ
Her çağın kendine özgü özellikleri olduğu gibi iletişim çağı olarak anılan 21.yy’ında kendine özgü öğretileri oldu. Sayıları bir düzineye yakın olan bir grup idealist insan hiçbir gücün devletin bile dokunulmaz olamayacağını dünyaya duyurdu. Bilginin kamu malı olduğunu hiçbir erkin bilgiyi kendi tekelinde tutamayacağını TSK’ya ait olan Reyhanlı belgelerini halka arz ederek ispatladılar. Üstelik bu devasa güçlerin dokunulmazlığını Guy Fawkes yöntemiyle değil ama silahlardan daha kuvvetli olan klavyeleriye gerçekleştirdiler. Nitekim Mursi gibi Orta Çağ’da kitap yakmak geleneğiyle hareket edip interneti erişimi engelleyenlerin ömürleri fazla uzun olmadı. Birbirine tamamen zıt siyasi ve dini görüştekilerin birleştirici  gücü olmalarını sağlayan neden farklılıkları değil aynılıkları baz almaları olmuştur. En son umut ölür ve bunu en iyi faşizm bilir diyen sözcüsünü haklı çıkartacak şekilde siyasi erk yakalandılar, yakalanıyorlar, yakalacanacaklar diyerek insanların umutlarına saldırıda bulundu ama hüsrana uğrayan herseferinde kensisi oldu. Unutmamayı ve unutturmamayı kendine görev edinmiş unutursak kalbimiz kurusun diyenlerin her fırsatta “cumartesi annlerini” “madımak katliamını” ve “roboskiyi” hatırlatmaları bu yüzdendir. “Anarşik bunlar”, “gomünis bunlar” demeden önce durup dinlemeyi öğrettiler. Bu yüzden kimse onların Marksist, Leninist olmalarına aldırmadı tıpkı antikapitalist müslümanların olduğu gibi. Hiçbir duyguyu istismar etmeden “halk için hack” dediler ve şahsi hiçbir eylemde bulunmadılar. İnsanların yaşadıkları “korku ütapyası” dünyasında yüzlerini görmedikleri insanlara bu denli güvenmesi bile onlar adına başlıbaşına bir başarıdır.
Siber polis teşkilatının oluşmasında ana neden olarak gösterilen Redhack aylar süren çalışmalara rağmen yakalanamadı. İnsanların saat kaçta içeceğine, kimin çocuğunu doğuracağına, nerede kiminle kalabileceğine karar veren devlet ilk defa bir alanda hüsrana uğradı. Etliye sütlüye karışmayan makul vatandaş alıgısının yanından bile geçmeyen bu idealist insanlar için modern çağın Robin Hood’ları denilmesi boşuna değil. Bu derecede saygı duyulan bir örgütün 17 yıl boyunca yaptığı tek hata grupiçi kalması gereken bir tartışmanın gözler önünde yaşanması olmuştur.
 
Gelişen teknoloji ve değişen devirle birlikte Redhack ve Redhack gibi hacktivist gruplar modern çağın en büyük öğretilerinden birini insanlara aşıladılar : Hiçbir güç dokunulmaz değildir! Devlet bile…
 
KAYNAKÇA

iyelik internet gazetesi

Son Güncelleme: 18.10.2016 14:04
Anahtar Kelimeler:
YazıTez
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.