23 Nisan 2016 Cumartesi 14:41
Down Sendromu
HABER / MERYEM NUR ÇOBAN
Down sendromu hastalığı tıp dilinde 'trizomi 21' adıyla anılırken hastalığa bu adın verilmesindeki en büyük etken anne ya da babadan alınan ek 21. kromozom.Hastaların büyük çoğunluğunda olması gereken kromozom sayısı 46 yerine 47 iken annenin yaşı hastalığın ortaya çıkmasında büyük bir etken olarak görülüyor.Hastalığın zeka geriliği,aşırı büyük ya da aşırı kısa boyun ve dil, işitme ve görme fonksiyonlarında bozukluklar, küçük kulak ve kalp rahatsızlıkları gibi belirtileri olurken zeka geriliğine sahip olanlar erken yaşta tespit edilip tedavi altına alınabiliyor.Hastanın henüz anne karnında bile down sendromlu olup olmadığı tespit edilirken zeka ile ilgili olarak kesin bir şey söylenemiyor ve hastanın doğması bekleniyor.Fiziksel gelişme geriliği yaşayan hastalar doğduklarında diğer bebeklere oranla 100 ila 600 gram arasında daha az kiloyla dünyaya geliyor.Anne yaşının en büyük risk olduğu bu hastalıkta risk altında olanlar genellikle anne babaları da bu hastalıktan olanlar ve 35 yaş üstü gebelikler olmasına karşın sağlıklı bireyler de dünyaya gelebilir.

Anne yaşıyla doğru orantılı
Gebelik yaşının artmasıyla birlikte doğru orantılı olarak down sendromlu bireyin dünyaya gelme oranı da artıyor.20-24 yaş arası gebeliklerde 4 binde 1 olan risk 35 yaş üstü gebeliklerde 300 de 1 oranına kadar düşerek riski arttırıyor.40 yaş ve üstü gebeliklerde ise 100 bebekten birinde görülen down sendromu hastaları doğuştan bazı hastalıklarla dünyaya geliyor.Erken yaşta diyabet,katarakt, epilepsi, mide ve bağırsak sorunları, tiroit bozukluğu ve ağır kalp rahatsızlığı ile mücadele etmek zorunda kalan down sendromlu bireylerin bakımları da özen gerektiriyor.

Teşhis ve tedavi
Tıbbi olarak anne karnında teşhis edilebilen down sendromu gebe anne adayına kromozom testinin yapılmasıyla birlikte kesinleşir.Doğumdan sonra acil olarak düzeltilmesi gereken kalp rahatsızlıkları varsa çeşitli ameliyatlarla rahatsızlık ortadan kaldırılır.Hafif ve orta derecedeki zeka geriliği olan hastalar ise IQ geliştirme yöntemleriyle tedavi edilerek topluma kazandırılabiliyor başka bir deyişle toplum içinde yer edinmelerine yardımcı olunuyor.Başlangıç seviyelerinde hiçbir eylemde bulunamayan hastalar bile çeşitli egzersizlerin ardından kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma geliyor.Zaten az durumda rahatsız olanlar ise kısa bir IQ eğitimiyle normal insanlar gibi yaşamını sürdürebiliyor.Hastaların büyük çoğunluğu bu tedavilerin ardından basit ve kendilerini zorlamayacak meslekler edinebiliyor, çeşitli müzik aletleri çalabiliyor ya da vücutlarının elverdiği ölçüde sporlar yapabiliyor.Birçok ilde temsilciliği olan Türkiye Down Sendromu Derneği hastaların sosyal yaşantılarının ve yaşam kalitelerinin üst seviyeye çıkması için büyük çabalar harcıyor.Ülkemizde yaklaşık 100 bin down sendromlu birey bulunurken hastaların bir kısmı bu dernekler tarafından topluma kazandırılıyor.Ayrıca hastalığa dikkat çekmek için her yıl 21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü çerçevesinde çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor.

iyelik internet gazetesi

Son Güncelleme: 18.10.2016 03:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.